Çocuklarda dikkat eksikliği nasıl anlaşılır, nasıl teşhis edilir

2010-12-22 00:37:00

ÇOCUKLARDA DİKKAT EKSİKLİĞİ NEDİR?

Dikkat yetersizliğinin ne olduğunun anlaşılabilmesi için, öncelikle dikkatin ne olduğunun bilinmesinde fayda var.
Dikkat, insanın varlığını koruyabilmesi için olmazsa olmaz yeteneklerinden biridir. Bunun için beyinde muhteşem mekanizmalar mevcuttur. Birden fazla mekanizmanın olma sebebi ise, dikkatin tek bir yetenek olmamasıdır.

BEYİNDE BİRDEN FAZLA DİKKAT MEKANİZMASI VARDIR .

Yaşamın devam edebilmesi için davranışların birden fazla dikkat ile kontrolü şarttır. Örneğin, bir yarışçının yarışa başlama sinyalini beklerkenki dikkati,çok özel bir yetenektir. Yarışa geç de başlasa erken de start alsa, yarışçı daha baştan kaybeder. Dikkat edilirse buradaki dikkat, hareketi işitsel ya da görsel bir uyaranla aynı zamanda eşlemeye yönelik özel bir durumdur.
Bir örnekle durumu anlatacak olursak, dikkat yetersizliği teşhisi almış çocuk aileleri ısrarla çocuklarının saatlerce bilgisayar oyunları oynadığını o nedenle nasıl olur da dikkatsiz olduğunu anlayamadıklarından yakınırlar. Bilgisayar oyunlarında öğrenme yoktur. Görüntü ya da ses olarak bir sinyal alınır ve tuşlara basılan bir motor yanıt verilir. Tıpkı bir yarışçının yarışa başlamasında olduğu gibi zihinsel bir işlem gerçekleşir. Bu akademik dikkat değildir.

DİKKAT YAŞAMSAL ÖNEMDEDİR.

Bir başka çeşit dikkatten söz edecek olursak, karanlık bir ortamda kapalı kalan bir insan en ufak bir ses, bir esinti bir karaltıya pür dikkat kalır. Buradaki dikkat ise yarışçınınkinden çok farklıdır. Yarışçı tek bir sinyale odaklanmış, hareket sistemini hazırda tutmaktadır. Karanlıktaki kişi ise, tüm duyu organları ile hiç beklemediği herhangi bir uyaran olursa diye tetiktedir. Daha da önemlisi bir uyaran alsa ne yapacağını da bilemez zihinsel bir kargaşa içindedir.

AKADEMİK DİKKAT OKUL BAŞARISININ TEMELİDİR
Bu iki örnekten dikkatin farklı olduğu, doğal olarak da beyinde farklı mekanizmalar ile ortaya çıktığı açıktır. Akademik başarının çok önem kazandığı günümüzde, öğrenmede gerekli olan akademik dikkat sıklıkla tartışma konusu olmaktadır. Sanıyorum bu yazının amacı da bu dikkat sistemi ve onun yetersizliğidir.

BEYİNDE AKADEMİK DİKKATİ MEYDANA GETİREN BİRDEN FAZLA SİSTEM VARDIR

Akademik dikkat için öncelikle işlevsel hafıza dediğimiz bir sisteme ihtiyaç vardır. Bu sistemin depo, beyin diline tercüme etme, tercüme ettiği veriyi tekrarlama ve uygulama olmak üzere beyinde alt yapıları vardır. Bu sistemler, özellikle iyi bir lisan yeteneğine de ihtiyaç gösterirler. Akademik verilerin görsel ya da işitsel olması da ayrıca önemlidir. İşitsel olanlardan su sesi, hayvan sesi gibi doğa sesleri olmaları, ya da kapı gıcırtısı, çatal bıçak sesleri gibi nesne sesleri olmaları veya konuşma gibi lisana ait sesler olmaları işlevsel hafızada ayrı ayrı kodlanır ve değerlendirilir. Sessel verilerden başka görsel veriler de boyut, derinlik renk gibi özellikleri ayrı ayrı kodlanarak kaydolur. Bu verilerin algılanabilmeleri ve bir işleme tabi tutulmaları yaş ile bağlantılı gelişen aşama gösterir. Örneğin, işitsel kodlamalar 4. Yaşta gelişirken, görsel kodlamalar 6-8 yaş arasında gelişir. O nedenle, harflerin öğretilmesi gibi uzayda konum farklılığı gösteren simgelerin bu yaştan önce öğretilmeye başlaması beynin gelişmesini bozar.

DİKKAT YETERSİZLİĞİNDE ÖNCELİKLE İŞİTME VE GÖRME DUYULARI DETAYLI OLARAK ARAŞTIRILMALIDIR.

5 Duyu sisteminde, yani dokunma, tat ve koku alma ve özellikle de duyma ve görme sistemlerinde bir sorun varlığında da dikkatsizlik ortaya çıkar.

AKADEMİK DİKKAT BİREYİN YETENEKLERİNE YÖNELMESİNİ SAĞLAR

Akademik dikkat için ayrıca bireyin dikkatini yönelteceği nesnelere ihtiyaç hissetmesi, dikkatini yönlendireceği 5 duyu sisteminin sağlıklı olması gerekir. İhtiyaçtan ne denmek istediği belki de bir örnekle iyi anlatılabilir.
YETENEK ANNENİN ‘YETER ARTIK YAPMA!’ DEDİĞİ;

YETENEKSİZLİK İSE ANNENİN ‘HADİ YAVRUM YAPSANA!’ DİYE YALVARDIĞI ALANDADIR
Bir yetenek varlığında o yeteneğin açılabilmesi için itici bir güç hissedilir. Birey o yeteneğini ortaya çıkarma davranışlarına yönelir. Yeteneksiz olduğu alanlardan kaçar. O nedenle, bir çocuğun yeteneği annesini n ‘Artık yeter yapma !‘ dediği yerdedir. Yeteneksizliği ise ’Hadi yavrum yap şunu!’ diye yalvardığı alandadır. İnsanın yeteneğini ortaya çıkarma güdüsü adeta bir ihtiyaçtır. Çocuğun geleceğini kazanması da bir ihtiyaçtır. Ancak, çocukluk çağında değil. O nedenle, annenin ‘Yavrum bak çalışmazsan yarın bir gün işin gücün olmaz!’ şeklindeki yakarmaları faydasızdır. Çünkü çocukken çocuk için gelecekte meslek sahibi olmak ihtiyaç değildir.
İşte sayılan bu sistemlerden herhangi birindeki bir işlevsel sorun varlığında akademik dikkat yetersizliği ortaya çıkar.

DİKKAT YETERSİZLİĞİ BERABERİNDE HİPERAKTİVİTEYİ GETİRİR

Dikkat yetersiz ise birey uyaranlara kısa süre yaklaşır. Dikkatini yoğunlaştıramadan bir diğer uyarana geçer. Bu durumda aşırı hareketlidir.


DİKKAT YETERSİZLİĞİ OLMAKSIZIN DA HİPERAKTİVİTE OLABİLİR.

Bazı durumlarda dikkat yetersizliği olmaksızın hiperaktivite ortaya çıkabilir. Buradaki hiperaktivitenin nedeni beyindeki hareket sistemlerindeki bir sorundur.
Hiperaktivite sonucu bireyin maalesef hareketten dolayı dikkati otomatik olarak dağılır. Böyle olunca, dikkat yetersizliğinin mi yoksa hiperaktivitenin mi birincil sebep olduğu saptanarak tedavi ve terapiye yönelmekte yarar vardır.
1.Dürtüsellik nedir?

Dikkat yetersizliği ve hiperaktivite ve dürtüsellik üçlü belirtisi olan bir sendrom olarak tanımlanır. Bazı bireylerde bu üç sorun eşit olarak bazılarında ise bir belirti diğerlerinden daha belirgin olarak ortaya çıkar.
Dürtüsellik bireyin hareketlerinin adeta yaydan fırlamış ok misali süratli ve sert olması halidir. Beyinde istek ve inanç alanlarının ortaklaşa çalışamadığı hallerde ortaya çıkar.
Yetişkinlerin “mantığımla değil duygularımla hareket ediyorum” dedikleri durumun bir benzeridir. Çocuk bildikleri ile değil adeta duygularının esiri olmuş gibi hareket etmektedir. Beyinde frontal lobda çok özel sistemlerle ortaya çıkar. Bebeklikten itibaren gelişir. Bu sistem anneler tarafından bilinse ve çocuğa bebeklikten itibaren o doğrultuda davranılsa başarılı sonuç alınabilir.

2.Neden kaynaklanır?

Yukarıda saydığımız sistemlerden bir ya da birden fazlası, doğuştan yetersiz olabileceği gibi sonradan da bozulabilir. Doğuştan yetersizlikler de genellikle kalıtsal geçiş ya da anne karnında geçirilmiş hastalıklar söz konusu olabilir. Doğumdan sonraki sorunlar mikroplar, toksik etkiler sonucu ortaya çıkabilir.

3.Nasıl tespit edilir?

Dikkat yetersizliği mekanizmaları yukarıda belirtildiği gibi her bir yetenek alanı detaylandırılarak geliştirilen metotlar ile tespit edilebilir. Bu konuda muhteşem çalışmalar mevcuttur. Kaynakların yabancı dilde olması ayrı bir zorluk teşkil eder. Biz detayların az bilinirliğini ve yabancı dil sorununu çözmek için kendi metot kitabımızı oluşturduk. Bu oldukça meşakkatli bir çalışma oldu. Bu konudaki tüm bilimsel çalışmaları derledik. Sentez ve analiz ettik. Sonunda dikkat, hafıza, lisan, zihin, öğrenme ve zekanın en ince detayı ile tespit edilebileceği ve hatta beyinde hangi noktada bir sorun olduğunu ortaya çıkarabilecek değerde bir metot kitabı oluşturduk. Üstelik bu saptadığımız noktayı bugün mevcut EEG, PET, SPECT gibi yöntemler ile de teyid ettiğimizde haklılığımız bir kez daha kanıtlanmış oluyor.
Dikkatin tespiti için mutlaka detaylı bir değerlendirme yapılmalıdır. Aksi takdirde zeki bir çocuk dahi geri zekalı teşhisi alabilir. Bize başvuran ailelerin hikayelerinden halen kullanılmakta olan zeka testlerinin bu konuda yanılgıya düşmeye müsait olduğunu görüyoruz.

4.Tedavi edilebilir mi?

Zihinsel özürlülük hali eşlik etmediği sürece kesinlikle olumlu sonuçlar alıyoruz. Tedavide birinci önemli nokta teşhisin doğru konması ise, diğerleri doğruluğu kanıtlanmış tedavi ve aile – hekim işbirliğinin kalitesidir.

5.Teşhis konusunda ne gibi sıkıntılar yaşanıyor?

Bilgi ve metot eksikliği. Bilgi eksikliği nedenini de ülkemizde henüz nöropsikiyatri biliminin olmamasına bağlayabiliriz.

6.Aile hangi şikayetlerde bir uzmana başvurmalıdır?
“Ders çalışmayı sevmiyor”, “derslerini ve öğretmenlerini takmıyor”, “okula uyum sağlamıyor”, “dersleri zayıf” gibi tanımlamalar ile.
7.Bu durum çocuğa açıklanmalı mıdır?

Bize başvuran ailelere yaşına uygun bir açıklama yöntemi benimsemelerini tavsiye ediyoruz.

8.Dikkat eksikliği olan kişi günlük yaşamında nelere dikkat etmeli?

Uykusuz kalmamaya.
9.Dikkat eksikliği olan çocuklara özel bir eğitim verilmeli mi?

Kesinlikle evet. Hatta biz bunun için doğruluğu kanıtlanmış bilimsel verilere dayalı bir öğrenme metodu geliştirdik. Milli Eğitim Bakanlığımız’ın sesimizi duymasını ve gerekli düzenlemeyi yapmasını bekliyoruz.
10.İleri yaşlarda dikkat eksikliği sorunu ortaya çıkabilir mi?
Frontal lobun yaşlanması ile birlikte mutlaka çıkar. Bunun için, spor, yeterli uyku ve balık yağı, D, E ve B vitaminleri gibi takviyeler tavsiye olunur.
11.Dikkat eksikliği olan çocuklarla aileleri iletişim kurarken nelere dikkat etmeli?
Sabırlı olmaya, onları anlamaya çalışmalıdırlar.
12.Yetişkinlik hayatlarında ne gibi sorunlarla karşılaşırlar?
“Bir işe girdi girdi çıktı”, “evlendi evlendi boşandı” tabiri ile anılırlar.
13.Akademik yaşamlarını nasıl sürdürebilirler?
Okul öncesi ve ilköğretim yıllarında uygulanacak doğru yaklaşım ve özel bir eğitim metodu ile, bu sorun kesinlikle aşılabilir. Ve bu çocuklar lise yıllarında eğitim sitemindeki rekabete katılarak istedikleri okulda eğitimlerini sürdürebilirler. Bugün en büyük çabamız bu iddiamızı ispatlamaktır.


Prof.Dr.Sabiha Paktuna Keskin

726
0
0
Yorum Yaz